Türk sineması tarihinde, özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarından 2000'li yıllara kadar uzanan dönemde, dindar ve din adamı karakterlerinin temsili, akademik çalışmalarda sıklıkla ele alındı.Uzun yıllar 'dışlanmış din adamı' tiplemesiyle, sonrasında ise 'daraltılmış din adamı' yaklaşımıyla dindar figürler, genellikle gerici, yobaz, sahtekar, muskacı, kırsal veya üçkağıtçı karakterler olarak yansıtıldı.

DİNDAR TİPLEMELER OLUMSUZ ÖZELLİKLERLE ANLATILDI
Bu temsiller, modernleşme ve laikleşme süreçleriyle ilişkilendirilerek eleştirildi.2000 sonrası Yeni Türk Sineması döneminde ise dindarlık, daha çok bir sosyal gerçeklik olarak ele alınmaya başladı ve karakterler çeşitlendirildi.Ancak benzer örnekler de yer almaya devam etti.İSTANBUL'DA TÜRK DİZİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, İstanbul'da 'Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri' programı düzenlendi.Programın açılışında konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuya değindi."DİNDAR TİPLEMELER YILLARCA SAHTEKAR OLARAK SUNULDU"
Duran, konuşmasında "Türk sinemasında dindar tiplemeleri yıllarca sahtekar, kırsal veya yobaz bir karakter olarak sunuldu." diyerek konuya dikkat çekerken, günümüzde de benzer örneklerin görüldüğünü belirtti.Duran, "Elbette bu tehlike geçmişte olduğu gibi bugün de karşımızda durmaktadır." sözlerini kullandı.
"BU MESELE ÇOK DAHA CİDDİ BİR HAL ALMAKTADIR"
Duran, konuşmasında ayrıca şu sözleri kullandı:"Az evvel verdiğim örneklerde görüldüğü üzere, Batı dışı toplumlarla ilgili anlatılar söz konusu olduğunda bu mesele çok daha ciddi bir hal almaktadır.Uzun yıllar boyunca Hollywood yapımlarında Orta Doğu ve zaman zaman Türkiye; tozlu sokakları, kaotik pazar yerleri, şiddet ve güvensizlikle resmedilmedi mi?"BÖLGEMİZİN DOĞASI YILLARDIR SARI FİLTRE İLE EKRANA YANSITILIYOR"
Hatta bunun bugün bile ortadan kalktığını söyleyemeyiz.Bölgemizin binlerce yıllık medeniyet birikimi, şehir hayatı, doğası yıllarca sarı filtre estetiğiyle ekrana yansıtılmaya devam ediyor."BU APAÇIK İNDİRGEMECİ BİR YAKLAŞIM"
Bu apaçık indirgemeci yaklaşım, başkasının kamerasından kendisine bakmaya alışmış sinemacılarımız, senaristlerimiz eliyle de ne yazık ki uzun zaman kendimize dönük olarak da bize yaşatıldı.Türk sinemasında dindar tiplemeleri yıllarca sahtekar, kırsal veya yobaz bir karakter olarak sunuldu."BU TEHLİKE BUGÜN DE KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR"
Maalesef bizim hikayemizi başkaları anlattığında hem dünyaya hem de kendimize bakış açımız kadrajın sınırlarına hapsoluyor ve biz kendimizi o pencereden değerlendirmeye başlıyoruz.Elbette bu tehlike geçmişte olduğu gibi bugün de karşımızda durmaktadır."




