Ayhan Bora Kaplan suç örgütü dosyasının gizli tanığı Serdar Sertçelik'in kendini açık etmesi ile davaya ilişkin tartışmalar büyüdü. Emniyet içerisinde operasyon yapıldığı iddiasıyla toplam 7 kişi gözaltına alınmıştı.
T24'ten Tolga Şardan da konuyu köşesine taşıdı.Siyaseti karıştıran, Cumhur İttifakı’nın ortaklarını karşı karşıya getiren Sinan Ateş cinayeti dosyasından sonraki ikinci büyük soruşturmada ortaya çıkan skandal sonrasında görev alan Mülkiye Başmüfettişleri, hazırlayacakları rapora koyacak önemli bilgilere ulaştı.Şardan'ın haberinde yer alan bilgilere göre müfettişlerin ulaştığı bilgi, belge ve bulguların bir bölümü ve ortaya atılan iddialar şöyle:Adli kolluk olarak hiçbir yetkisi olmayan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, dosyaya “tam hakim” olabilmek amacıyla benzer süreçlerde pek görülmeyen bir çalışma yöntemi oluşturdu.Çelik, Konya’dan bizzat Engin Dinç tarafından Ankara’ya ataması yaptırılan Şevket Demircan’la çalışmaya başladı.Ortaya çıkan tablo, bir süre sonra Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde özellikle Ayhan Bora Kaplan dosyasının hazırlanmasında huzursuzluk yarattı.Mevcut adli sistem göre adli kolluk amiri olması gereken Şube Müdürü Kerem Öner’in yerine Çelik’in adliye ile birebir temasta bulunması, başta Serdar Sertçelik konusu olmak üzere farklı gelişmelerle sonuçlandı.Şubedeki huzursuzluktan bir süre sonra Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç haberdar oldu. Fakat Dinç, yöntemin devamından yana tercihini kullandı. Hatta bu dönemde Dinç, Şube Müdürü Kerem Öner’le görüşerek görevine devam etmesi yönünde telkinde bulundu.Bu arada şube içinde huzursuzluk devam ederken, Çelik’in referanslarıyla bazı polislerin Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne tayinleri çıkartıldı. Müfettişlerin incelemesinde şubeye alınan personelinin bir bölümünün tayininde Şube Müdürü Öner’in imzasının olmadığı anlaşıldı.Atamaları yapılan personelin referanslarında Çelik ve Demircan’ın yoğunlaştığı müfettişlerce tespit edildi.Hatta bunlardan birisi şubenin kalbi olarak tanımlanan, telefon dinlemeleri ile teknik takiplerin gerçekleştirildiği özel birimin başına yapılan atamaydı. Emniyet Müdürü Dinç, görevde bulunan polisin yerine, Murat Çelik’in önerdiği polisin görev almasına onay verdi.Süreçte, adli sorumluluğu olmamasına karşın sadece idari yönetim yetkisi olan Çelik, şube üzerindeki etkisini arttırdı.Ortaya çıkan kaotik durum, önce İstihbarat Müdürü Gökhan Yücel’e, ardından da Ankara Valiliği’ne aktarıldı. Böylece, Kaplan dosyasını yürüten birimdeki huzursuzluk ilk kez başka birim ve kurum tarafından öğrenildi.Her iki devlet kurumuna yapılan bilgilendirmelerden olumlu sonuç alınmayınca, yaşanan sıkıntılar bu kez Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin aynı zamanda idari olarak da bağlı olduğu Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı’na (KOM) yansıdı.MHP Genel Başkanı’nın iddia ettiği gibi bir darbe girişimi varsa eğer, bu girişimden Emniyet teşkilatının en önemli birimlerini yönetenler bilgi sahibiydi. Aynı zamanda, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sürecin aktarılmadığı yönünde bakanlık kulislerinde değerlendirmeler var.
T24'ten Tolga Şardan da konuyu köşesine taşıdı.Siyaseti karıştıran, Cumhur İttifakı’nın ortaklarını karşı karşıya getiren Sinan Ateş cinayeti dosyasından sonraki ikinci büyük soruşturmada ortaya çıkan skandal sonrasında görev alan Mülkiye Başmüfettişleri, hazırlayacakları rapora koyacak önemli bilgilere ulaştı.Şardan'ın haberinde yer alan bilgilere göre müfettişlerin ulaştığı bilgi, belge ve bulguların bir bölümü ve ortaya atılan iddialar şöyle:Adli kolluk olarak hiçbir yetkisi olmayan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, dosyaya “tam hakim” olabilmek amacıyla benzer süreçlerde pek görülmeyen bir çalışma yöntemi oluşturdu.Çelik, Konya’dan bizzat Engin Dinç tarafından Ankara’ya ataması yaptırılan Şevket Demircan’la çalışmaya başladı.Ortaya çıkan tablo, bir süre sonra Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde özellikle Ayhan Bora Kaplan dosyasının hazırlanmasında huzursuzluk yarattı.Mevcut adli sistem göre adli kolluk amiri olması gereken Şube Müdürü Kerem Öner’in yerine Çelik’in adliye ile birebir temasta bulunması, başta Serdar Sertçelik konusu olmak üzere farklı gelişmelerle sonuçlandı.Şubedeki huzursuzluktan bir süre sonra Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç haberdar oldu. Fakat Dinç, yöntemin devamından yana tercihini kullandı. Hatta bu dönemde Dinç, Şube Müdürü Kerem Öner’le görüşerek görevine devam etmesi yönünde telkinde bulundu.Bu arada şube içinde huzursuzluk devam ederken, Çelik’in referanslarıyla bazı polislerin Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne tayinleri çıkartıldı. Müfettişlerin incelemesinde şubeye alınan personelinin bir bölümünün tayininde Şube Müdürü Öner’in imzasının olmadığı anlaşıldı.Atamaları yapılan personelin referanslarında Çelik ve Demircan’ın yoğunlaştığı müfettişlerce tespit edildi.Hatta bunlardan birisi şubenin kalbi olarak tanımlanan, telefon dinlemeleri ile teknik takiplerin gerçekleştirildiği özel birimin başına yapılan atamaydı. Emniyet Müdürü Dinç, görevde bulunan polisin yerine, Murat Çelik’in önerdiği polisin görev almasına onay verdi.Süreçte, adli sorumluluğu olmamasına karşın sadece idari yönetim yetkisi olan Çelik, şube üzerindeki etkisini arttırdı.Ortaya çıkan kaotik durum, önce İstihbarat Müdürü Gökhan Yücel’e, ardından da Ankara Valiliği’ne aktarıldı. Böylece, Kaplan dosyasını yürüten birimdeki huzursuzluk ilk kez başka birim ve kurum tarafından öğrenildi.Her iki devlet kurumuna yapılan bilgilendirmelerden olumlu sonuç alınmayınca, yaşanan sıkıntılar bu kez Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin aynı zamanda idari olarak da bağlı olduğu Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı’na (KOM) yansıdı.MHP Genel Başkanı’nın iddia ettiği gibi bir darbe girişimi varsa eğer, bu girişimden Emniyet teşkilatının en önemli birimlerini yönetenler bilgi sahibiydi. Aynı zamanda, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sürecin aktarılmadığı yönünde bakanlık kulislerinde değerlendirmeler var.




